| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
#HOŞ GELDİNİZ#

#BİLMİYORDUK OBJEKTİFLERİN ,OBJEKTİF OLMADIĞINI#

BİR HAYATIN REFERANSI

kendimce karalıyorum

Yazılar arşiv 12.2008 Other entries in 2008-12 resimler, videolar

son okuduklarım intibah ve rüyalarını ver bana

Güzel bir Türk klasiği öyleki okula seyrüsefer ederken bitirdim son bölümü öyleki 2. öğretim öğrencisi olmam dolayısıyla derse girmeden mümkün olduğunca sonunu getirmek istiyordum bir merek tüm benliğimi sarıyor bakalım ali bey'e ne oldu ne yaptı derken .

Bir bakıyorsunuz bir aşiftenin musallat olduğu  Ali Bey 'e yakasını bırakmıyor tam mutluluğu yakaladım derken  bu kötü kadının oyunları (Mahpeykar ) annesinin  Ali bey için yuva kurdurduğu  Dilaşub ile yollarını ayırıyor öyleki kötü kadın mahpeykar  hamamda gizlice keşfettiği iki ben yüzünden ...Yaptığı oyun Ali beyin hazin sonunu getiryor sonunda aşkından kendini feda eden Dilaşub sevgisinde ne kadar sadık olduğunu gösteriyor kendini Ali bey için feda ediyor...ve Ali bey de son olarak Mahpeykar'ın itirafını da görünce sevgilisini bıçaklayan hançer ile Mahpeykar'ın canına kast ediyor. 

 

 

"Rüyalarını ver bana " Haşmet Babaoğlu'nun bu eseri pek sevemedim ama kızlar  ile alakalı olan bölümüne katılıyorum her fırsatta fotoğraf çekmeye meraklı garip varlıklar şu kadınlar doğrusu .... Yeni eserler yorumlarla görüşmek dileğiyle bu aralar jack London'ın "Tanrılar ve Köpekler " eserini okuyorum .

 

Ayrıca bitirdiğim Kültürel pskoloji çoğunlukla ders içerikli olduğu akademik terim vs bulunduğu için aktarmıyorum Ama şu kadarı varki gördüğüm en ilginç şeylerden biri 

Bir Amerikalının çocuğunın önüne koyduğu yemeği  yememsi üzerine söylediği sen bilirsin demek ile  Bir japonun aynı şeyi kendi çocuğuna söylemesi arasında çok fark var.

Birincisin de bireysel özellik/özerklik var iken 2. de daha çok pskolojik yani sen benim kanımdan değilsin ,benim parçam değilsin manalarına geliyor.. Vel hasıl kültürler arasında baya fark var.Ben  iki farklı ülke insanın çocuğu olsa idim bu git- gel beni çok hırpalardı sanıyorum . 

Hazine fakirin SMS bağışından elini çekti, gözler Turkcell'de

Hazine fakirin SMS bağışından elini çekti, gözler Turkcell'de  

Cep telefonundan kısa mesajla yapılan bağışlardan gerçekleştirilen yüzde 15'lik Hazine kesintisi kaldırıldı. Kesintinin sona ermesiyle şubat ayından bu yana durma noktasına gelen SMS bağışlarının önü yeniden açıldı.

Hazine ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) kesintiden vazgeçmesi üzerine gözler, derneklerle kısa mesajla bağış anlaşmalarını iptal eden üç GSM şirketine çevrildi. Cep operatörleri ise yardımseverlerin Kimse Yok mu, Kızılay ve Deniz Feneri gibi derneklere yaptığı bağışlara yeniden aracılık etmek için kolları sıvadı.

Cihan Haber Ajansı, konuyu 14 Ekim 2008 tarihinde 'Devlet bağışlardan hazine kesintisi yapıyor, operatörler SMS Yardımlarından çekiliyor' başlığıyla gündeme getirmişti. SMS bağışlarında yaşanan karmaşanın temeli 2008 Şubat ayına dayanıyor. Daha önce olmayan kısa mesajla yapılan bağışlarından vergi kesintisi yüzünden 'Terörle Mücadele Kahramanlarına Destek Kampanyası' ile Kimse Yok mu gibi derneklere gelen kısa mesajlı bağışlarda büyük bir düşüş yaşandı. Çünkü, her 5 YTL'lik bağış için yüzde 15 oranında vergi istenen cep operatörleri, yardım kuruluşları ile yapılan anlaşmalarını bir bir iptal etti. İptal gerekçesi olarak ise 'Ticarete değil bağışa aracılık ediyoruz' tepkisini gösteren üç GSM şirketi bir mesaj karşılığı 75 Yeni Kuruş Hazine payı ödemeye karşı çıktı. Bu yüzden Turkcell aboneleri, üç aydır Kimse Yok mu Derneği'ne kısa mesaj ile bağış yapamıyor.

Operatörler ve dernek yetkililerinin yüzde 15'lik kesintinin iptali için Hazine Müsteşarlığı ve BTK'ya yaptıkları başvuru sonuç verdi. Hazine Müsteşarlığı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Genel Müdürü Sefa Pamuksuz imzasıyla derneklere yazı geçildi. 19 Aralık 2008 tarihli yazıda, "Müsteşarlığımızın, kamu yararına çalışan dernek ve vakıfların GSM şirketleri üzerinden gerçekleştirdiği kampanyalara yapılan bağışlar üzerinden yüzde 15 oranında Hazine payı almak gibi bir görüş ve uygulaması bulunmamaktadır." denildi. Pamuksuz imzalı yazıda, söz konusu görüşün üç GSM şirketine de gönderildiği belirtilirken, müsteşarlığın Hazine kesintisi almama görüşünün iletildiğine dikkat çekiliyor.

Hazine'nin yazısı üzerine GSM şirketleriyle irtibata geçtiklerini söyleyen Kimse Yok mu Derneği Bilgi İşlem Koordinatörü Ersin Bölükbaş, yardımseverlerin Turkcell üzerinden bağış yapamadığını, bunun çözümü için şirketle görüşmelerin olumlu geçtiğini ifade etti. Bölükbaş, Turkcell yetkililerinin tekrar SMS'li bağışa aracılık etmek için çalışmalara başladığını dile getirdi. Hayırseverlerin sorunun bir an önce çözümünü istediğini kaydeden Bölükbaş, kontörlü hat abonelerinin de SMS'li bağış yapmak istediklerini aktardı.

Cepten ayda 550 bin YTL'lik yardım yapılıyor

Kısa mesajla bağış, derneklerin ihtiyaç sahiplerine ulaşmasında hayati önem taşıyor. Aboneler, belli bir numaraya mesaj atıyor. Atılan SMS karşılığında cep telefonu faturalarına 5 YTL ekleniyor. Turkcell, Vodafone ve Avea, bu gelirleri hayır derneklerine aktarıyor. Dernekler de bu bağışları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. SMS mesajını, pratik olduğu için tercih eden yardımseverler derneklere ayda ortalama 110 bin mesaj gönderiyor. 5 YTL ile çarpıldığında ayda yaklaşık 550 bin yeni lira ihtiyaç sahiplerinin derdine derman oluyor.

Hasan Bozkurt

 kaynak:

ÖZÜR DİLEMİYORUZ

SÖZDE BİLMEM KAÇ AYDIN TARAFIN OLMAYAN BİR KATLİAMA KARŞI TUTUNDUKLARI ÖZÜRLERİNE KARŞI BİZ BÖYLE BİR SAFSATANIN OLMADIĞINA DAYANARAK ÖZÜR DİLEMİYORUZ.

 

 

özür dilemiyoruz  imza kampanyası 1

 

 

özür dilemiyoruz imza kampanyası 2

 

özür dilemiyoruz imza kampanyası 3

 

 

Yeni bir plan

Bu aralar daha çok kafamda şu plan var yakın zamanda burs bağlanırsa  bir ucuz grafik tablet alıp çıkmış ös sorularını özellikle birinci planda herkese fayda sağlasın diye son 5 yıllın mat-1 sorularını çözmek istiyorum.Tabi nunun için mali kaynağı bulmam ve bunun için gerekli 2 programı kavramam gerekiyor. Yapabilirsem benim için çok güzel olacak ve iinşallahbaşarırım . İşte almayı planladım bu çapta ufak bir grafik tablet

Bir Yudum Hikayeler

BAĞLANMAYACAKSIN-CAN YÜCEL


by
YARBAY-HASAN TAVLA

Eşler Arasında Bilgisayar Kösteği

“Bilgisayar başında ya da MSN’de çok fazla zaman geçirmek, internet bağımlılığı olarak adlandırılıyor ve beyindeki ödül-ceza mekanizmasını bozuyor. Yani kişiler internet olmadığı zaman kendilerini eksik hissediyorlar. 60 dakikanın 50 dakikasında zihin devamlı olarak internetle meşgul oluyor. Çiftler bir yere giderken ilk olarak internetle ilgili tedbirler alıyorlar. Tıpkı bir madde bağımlılığı gibi… Buna endojen bağımlılık deniyor. Dışarıdan bir şey almıyorsun; ama bu, kumar gibi kişinin beyninde dürtü kontrolsüzlüğü yaptırıyor.

Bilgisayar kullanımı eğer böyle bir hastalıktan kaynaklanırsa tehlikeli ve zararlı kullanım ortaya çıkıyor. Tehlikeli ve zararlı kullanımda da evlilik kazaları, iletişim kazaları, kişilik çatışmaları yaşanıyor ve evlilik zarar görmeye başlıyor. Fakat kişiler, internetle ya da MSN ile fazla zaman geçirmeye karşı ilk başlarda tedbir alırlarsa ilişkileri bu noktaya gelmiyor. Genellikle eşlerin biri, ‘Ya, boş ver. Öyle mutlu oluyor, yapsın’ diyor; ama bunun dozu gittikçe artıyor ve durdurulamıyor. Böylece nitelikli aile oluşmuyor. Kişiler başlangıçta nitelikli aileyi hedeflemeli.”

Prof. Dr. Nevzat Tarhan (Psikiyatrist)

 

kaynak

Çalışkan lise öğrencisine kıyak

Çalışkan öğrenci liseyi 3 yılda bitirebilecek  
MEB'in başarıyı ve derslere devamı teşvik için hazırladığı taslakla 11. sınıf öğrencileri 12. sınıfın derslerini 3 sınav hakkıyla geçebilecek.
Milli Eğitim Bakanlığı, 4 yıl olan lisenin 3 yılda bitirilmesinin yolunu açıyor. Lisenin ilk üç sınıfında üstün başarı gösteren ve notları 90'ı geçen öğrencilere 'bir yıl erken mezuniyet' imkânı getiriliyor.
 
 

Hazırlanan taslakla ilgili diğer öğretim dairelerinin ve il milli eğitim müdürlüklerinin görüşlerini aldıklarını belirten Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Merdan Tufan, değişikliğin önümüzdeki günlerde kurulda görüşüleceğini açıkladı. Ortaöğretim Genel Müdürü Emin Gürkan da amaçlarının 'başarıyı teşvik' olduğunu vurgularken, birçok ülkede benzer uygulamaların bulunduğunu hatırlattı. Gürkan, çalışmanın hayata geçmesi sonrasında 'öğrencilerin daha fazla okula bağlanacağını ve derslerine daha çok çalışacağını' kaydetti. Bu öğretim yılına yetiştirilmesi öngörülen uygulama, şu anda ortalamayı tutturan 50 bine yakın lise son sınıf öğrencisini etkiliyor.

Liselileri yakından ilgilendiren Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme Yönetmeliği'ndeki değişikliğe göre, uygulamadan 9, 10 ve 11. sınıftaki notları 90 ve üzerinde olan öğrenciler yararlanabilecek. 11. sınıftaki öğrenci 12. sınıf derslerinden sınava girecek. Bu sınavlar 'ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavları' ile birlikte yapılacak. 11. sınıf öğrencilerinin liseyi bir yıl erken bitirebilmesi için 3 şansı olacak. Öğrenciler haziran, eylül ve şubat aylarında bu şanslarını deneyecek. 11. sınıfın sonunda haziran ayında girdiği sınavlarda başarılı olan öğrenciler 12. sınıflarla birlikte diploma alacak. Hazirandaki sınavlarda geçemediği dersleri ise eylül ayındaki sınavda verebilecek. Yine de geçemediği dersler olursa şubat ayında bu derslerin sınavlarına girebilecek. Haziran ve eylül ayındaki sınavlarda derslerin önemli bir kısmını geçen öğrencilerin 12. sınıfa devam mecburiyeti olmayacak. Böylece bir yıl önce mezun olabilen öğrenciler üniversiteye bir yıl erken başlayabileceği gibi ÖSS'ye daha rahat hazırlanabilecek. Öğrenci, şubat ayında tüm derslerini verirse de liseyi 3,5 yılda bitirmiş olacak. Lise sondaki 50 bine yakın başarılı öğrenciyi ilgilendiren taslak, Bakan Çelik'in onayının ardından Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girecek.

 
 

Burs ve kredi ödemeleri

Burs ve kredi ödemeleri 8 Ocak'ta  
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR), 2008-2009 eğitim-öğretim yılında burs, öğrenim ve katkı kredisi almaya hak kazanan öğrencileri belirledi.
 
 

Öğrenciler, taahhüt senetlerini 16-23 Aralık 2008 tarihleri arasında teslim edecek. Senetlerini veren öğrencilerin burs ve kredi ödemeleri 8 Ocak 2009 tarihinde Ziraat Bankası'nın ilgili şubelerinden yapılacak. YURTKUR'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, başvuru sonuçları www.kyk.gov.tr adresinden T.C. kimlik numaraları girilerek öğrenilecek. Burs, öğrenim ve katkı kredisi almaya hak kazanan öğrenciler, burs ve kredi taahhüt senetlerini noterde tanzim ve tasdik ettirecek. Bu işlemleri kolaylaştırmak için bu yıl ilk defa bu belgeler noterlerde elektronik ortamda gerçekleştirilecek. Notere T.C. kimlik numaraları ile başvurulacak. Burs ve kredi taahhüt senetlerinin YURTKUR'a teslim süresi bugün başladı. Öğrenciler notere onaylatacakları belgeleri 23 Aralık Salı günü mesai saati bitimine kadar teslim edecek. Ankara, Zaman

 

Öss Testlerinin Kapsamı Değiştirildi...

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, ortaöğretimde eğitim süresinin 4 yıla çıkarılması ve haftalık ders çizelgesindeki değişikliklere paralel olarak 2009-ÖSS'deki testlerin kapsamlarını yeniden belirledi.

ÖSYM'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkçe testindeki ''Türkçe'yi kullanma gücü ile ilgili sorular''ın ve Matematik testindeki ''Matematiksel ilişkilerden yararlanma gücüyle ilgili sorular''ın yüzde yüz olan payında değişiklik yapılmadı.

Sosyal-1 testinin ''Sosyal bilimlerdeki temel kavram ve ilkelerle düşünmeye dayalı sorular'' bölümünde de değişikliğe gidilmedi. Bu kapsamdaki sorularda Tarih yüzde 43, Coğrafya yüzde 34, Felsefe yüzde 23 oranında kaldı.

Fen-1 testindeki ''Fen bilimlerindeki temel kavram ve ilkelerle düşünmeye dayalı sorular''ın Fizik sorularının payı yüzde 43'den yüzde 33.3'e indirildi, Kimya sorularının payı yüzde 30'dan yüzde 33.3'e, biyoloji sorularının payı ise yüzde 27'den yüzde 33.3'e çıkarıldı.

Edebiyat-Sosyal testindeki Psikoloji soruları Sosyal-2 testine dahil edildi. Edebiyat-Sosyal testinin Türk Edebiyatı-Dil ve Anlatım sorularının oranı yüzde 57'den yüzde 67'ye, Coğrafya sorularının oranı yüzde 27'den yüzde 33'e yükseltildi. Bu testteki Coğrafya soruları Türkçe-Matematik alanında okutulan Coğrafya dersinin konularıyla sınırlı olacak.

Sosyal-2 testinin Tarih (Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dahil) oranı yüzde 43'den yüzde 44'e çıkarıldı, Coğrafya sorularının oranı yüzde 23'den yüzde 17'ye, Sosyoloji soruları yüzde 17'den 13'e, Mantık soruları yüzde 17'den yüzde 13'e indirildi. Edebiyat-Sosyal testindeki Psikoloji soruları Sosyal-2 testine alındı. Edebiyat-Sosyal bölümünde yüzde 16 olan Psikoloji sorularının oranı Sosyal-2 testi içinde yüzde 13 olarak belirlendi.

Matematik-2 testine Analitik Geometri soruları eklendi. Bu soruların test içindeki oranı yüzde 10 oldu. Bu test içindeki Matematik sorularının oranı yüzde 70'den yüzde 60'a indi, Geometri sorularının yüzde 30'luk oranı aynı kaldı.

Fen-2 testindeki Fizik sorularının oranı yüzde 43'den yüzde 33.3'e indirildi. Kimya soruları yüzde 30'dan yüzde 33.3'e, Biyoloji sorularının oranı ise yüzde 27'den yüzde 33.3'e yükseltildi.

alıntı

biyolojik saat

İşte insanın biyolojik saati  

Biyolojik saat, insan bedeninde olan birçok olayın ritmini belirler. Bu şema, sabah kalkıp öğlen yemek yiyen ve akşam uyuyan bir insanın günlük döngüsünü gösteriyor. 

Günlük beden ritmi, gece ve gündüzle paralellik gösterse de kişisel farklar, ortamın sıcaklığı, egzersiz, stres gibi unsurlar bunu etkileyebilir.

24.00 Gece yarısı. Uykunun ilk evresi başlıyor.

01.00 Beden kendini uykuya programlıyor. Dikkat azaldığından bu saatte çalışanların hata yapma olasılığı, iş ve trafik kazaları artıyor.

02.00 Derin uyku. Melatonin en yüksek düzeyde. Beden soğuğa karşı aşırı duyarlı oluyor. Görme duyusu ve refleksler zayıflıyor. Gece yapılan trafik kazalarının çoğu bu saatte oluyor.

03.00 Melatonin salgılanması azalıyor. Kişide kararsızlık ve melankolik hissetme artıyor. İntihar vakaları bu saatte çok görülüyor.

04.30 Beden sıcaklığının en düşük olduğu saat.

05.00 Erkeklik hormonu çok salgılanıyor. Stres hormonları artmaya başlıyor ve kaybolan enerji geri geliyor.

06.00 Kortizon salgılanması artıyor, beden uyanmaya başlıyor. Metabolizma hareketlenerek günün işleri için enerji ve proteinleri hazırlamaya başlıyor.

06.45 Kan basıncında ani yükselme.

07.00 Beden tüm gücünü daha toplayamadığından spor yapmak önerilmiyor. Sabah erken saatlerde yapılan yorucu sporlar kalbe gereksiz yere yüklenilmesine yol açıyor. Sindirim sistemi çalışmaya başlıyor. Güne iyi hazırlanmak için güzel bir kahvaltı şart.

07.45 Melatonin salgılanması duruyor.

08.00 Nikotinin sağlığa en çok zarar verdiği saat. Sabah içilen sigara damarları her zamankinden çok daraltıyor

08.30 Bağırsak hareketleri başlıyor.

09.00 Bedenin kuvveti artmaya başlıyor.

10.00 Yüksek alarm durumu. Enerjimiz yüksek, verimlik üst düzeyde, beyin yaratıcı ve dinamik.

11.00 Beden artık forma girdi. Beynimiz nızlı çalışıyor, özellikle hesap işleri zorlanmadan yapılıyor.

12.00 Öğle zamanı. Artık karnımız acıkıyor, dikkatimiz azalıyor, midedeki asit miktarı artıyor.

13.00 Beden formdan düşmeye başlıyor, verimlilik azalıyor. Sindirim başladığı için dolaşımdaki kanın büyük bölümü bağırsakların çevresinde.

13.30 Kan basıncı düşüyor, kendimizi bitkin hissediyoruz.

14.30 Çevre koşullarına en yüksek uyum.

15.00 Enerjimiz geri geliyor. Belleğimiz tam formunda. Sabahkinden az olmakla birlikte ikinci verimliliğe yaklaşıyoruz.

15.30 En hızlı tepki dönemi, reflekslerimiz hızlı.

16.00 Kalp-damar sisteminin verimliliği çok yüksek, kas gücü dorukta.

17.00 Organların etkinliği üst düzeyde. Kuvvetimiz artıyor. Spor için en iyi saat.

18.30 Kan basıncı en yüksek seviyeye ulaşıyor.

19.00 Beden sıcaklığının en yüksek olduğu saat.

21.00 Melatonin salgılanması başlıyor.

22.30 Bağırsak hareketleri yavaşlıyor.

23.00 Dinlenme saati. Bedende stres hormonu salgılaması duruyor. Sakinleşip gevşiyoruz. Kan basıncı ve beden sıcaklığı düşüyor.

                                                                                                                           Bilim Teknik Dergisi

 

Bu sayfada

dakika saniye misafirim oldunuz .....
oyun komedi sohbet siteleri