| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
#HOŞ GELDİNİZ#

#BİLMİYORDUK OBJEKTİFLERİN ,OBJEKTİF OLMADIĞINI#

BİR HAYATIN REFERANSI

kendimce karalıyorum

Yazılar

öss-haber

Bu yıl ÖSS'ye gireceklar en şansı adaylar grubu olacak...

 

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, 2009'da ÖSS'ye girecek adayların, en şanslı adaylar olacağını açıkladı.

Yarımağan, 2008'den 2009'da devreden öğrenci sayısının çok azaldığını belirterek şöyle konuştu: "2008'de ön lisans baraj puanını 160'tan 145'e, lisans puanını 185'den 165'e düşürdük. Bu durum binlerce öğrencinin üniversiteye girmesinin yolunu açtı. Ayrıca yeni açılan üniversiteler veartırdığımız kontenjanlar sayesinde, geçmiş yıllardan dışarda kalan, üniversiteye giremeyen öğrenci sayısı hayli azaldı. Liselerin dört yıla çıkarılması nedeniyle bu yıl liselerden mezun olacak öğrenci sayımız 150 bin civarında olacak. Ayrıca 4 yıllık liselere eklenen dersler ve ders içerikleri bu öğrencileri diğer öğrenciler karşısında şanslı hale getirmiştir. Sonuçta bu yıl ÖSS'ye girecek olan öğrenci sayımızın 1 milyon 100 bin kişi olacağını tahmin ediyorum. Yapılacak artışlarla kontenjanların 600 bin civarında olacağını düşünürsek, bu yıl sınava giren her iki öğrenciden biri, bir bölüme yerleşecek."

ÇALIŞMALAR SON AŞAMADA

Meslek lisesi mezunlarının katsayı mağduriyetlerinin giderilmesi için YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın ortak çalışma yaptıklarını belirten ÖSYM Başkanı Yarımağan, hazırlıkların artık son aşamaya geldiğini belirtti. Yarımağan şöyle konuştu: "Bu konuda açıklama yapma yetkisi YÖK'te olduğu için bir şey söylemek istemiyorum. Yapılan çalışmalarda çeşitli kurumlardan gelen öneriler değerlendiriliyor. Benim kanaatime göre meslek lisesi mezunlarının, kendi branşlarındaki üniversiteleri tercih etmeleri halinde katsayı mağduru olmaktan kurtarılacakları bir formül konusunda fikir birliğine varılmış durumda. Meslek liselerinde yeterli dersleri alamayan öğrencilerin yetiştirilmesi içinse, üniversitelerde bu derslerin okutulması düşünülüyor. Bu açıklamaların ocak ayının ilk haftası yapılacağını düşünüyorum."

SORU SAYISI DEĞİŞTİ

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Uğur Dershaneleri ÖSS Koordinatörü Turgay Polat da, liselerin dört yıla çıkarılmasının ve konulan yeni dersler ile değiştirilen müfredatların bu yıl liselerden mezun olan öğrencilere büyükavantaj sağladığını belirterek şu bilgileri verdi: "2009 yılında yapılacak olan ÖSS'de soru sayıları ve ders içerikleri konusunda çeşitli değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler MEB'in liseleri dört yıla çıkarması ve değişen ders içerikleri sonucunda yapılmıştır. ÖSYM yaptığı bu değişiklik sonucunda hem testlerin soru sayılarında hem de içeriklerinde değişikliğe gitti. Ancak en önemli ve gizli değişiklik eklenen dersler ve bu derslerin içerikleri konusunda olmuştur. Bu da 2009 yılı öncesinde mezun olan öğrencilerin 4 yeni dersi yeniden öğrenmelerini gerektirmektedir."

HAYATTAN BAŞKA HANGİ DENKLEM SENİ SABİT KILAR

Tek cümlelik bir şeyler üzerine felfese okumak adetim değil ama başlıktaki cümleyi ben yazdım . Bir arkadaşa facete bir kaç kişiye msn de ve bir kişiye telde mesaj olarak.

Paylaşmaya değer buldum : Hem açıklamayı seviyorum . Hayat denen şey senin için ;sen var olduğun için var.  Senin gözünde bir şey olduğu zaman anlamı kazanıyor. Senin düşüncen ,senin görüşün ,senin bakışın vs...Düşünsene sen yoksun sence sana göre bir hayat kavramı oluşabilir mi ?Yoksun bir kere tüm duygulardan yoksunsun ....

Ha kimisi kendini görmezden geliyor ..Sen seni görmezden gelirken hayatı nerden göreceksin (anlayacak ,nerden anlam ifade edecek ) hayat denen denklemde  kendine göre insan bir çözüm...Ve herkesin kendine has bir çözümü var...

 

Alakasız bir son olabilir pararel doğruların eğimleri eşit olmasına rağmen sabitleri farklıdır 2x+5y+10=0  4x+10y+25=0

kim  kendine göre daha çok hayatı önemserse sabitler o derece büyüyecek, büyüğen bu denklem insanı ister istemez diğer insanlar arasnda büyütecek


son okuduklarım intibah ve rüyalarını ver bana

Güzel bir Türk klasiği öyleki okula seyrüsefer ederken bitirdim son bölümü öyleki 2. öğretim öğrencisi olmam dolayısıyla derse girmeden mümkün olduğunca sonunu getirmek istiyordum bir merek tüm benliğimi sarıyor bakalım ali bey'e ne oldu ne yaptı derken .

Bir bakıyorsunuz bir aşiftenin musallat olduğu  Ali Bey 'e yakasını bırakmıyor tam mutluluğu yakaladım derken  bu kötü kadının oyunları (Mahpeykar ) annesinin  Ali bey için yuva kurdurduğu  Dilaşub ile yollarını ayırıyor öyleki kötü kadın mahpeykar  hamamda gizlice keşfettiği iki ben yüzünden ...Yaptığı oyun Ali beyin hazin sonunu getiryor sonunda aşkından kendini feda eden Dilaşub sevgisinde ne kadar sadık olduğunu gösteriyor kendini Ali bey için feda ediyor...ve Ali bey de son olarak Mahpeykar'ın itirafını da görünce sevgilisini bıçaklayan hançer ile Mahpeykar'ın canına kast ediyor. 

 

 

"Rüyalarını ver bana " Haşmet Babaoğlu'nun bu eseri pek sevemedim ama kızlar  ile alakalı olan bölümüne katılıyorum her fırsatta fotoğraf çekmeye meraklı garip varlıklar şu kadınlar doğrusu .... Yeni eserler yorumlarla görüşmek dileğiyle bu aralar jack London'ın "Tanrılar ve Köpekler " eserini okuyorum .

 

Ayrıca bitirdiğim Kültürel pskoloji çoğunlukla ders içerikli olduğu akademik terim vs bulunduğu için aktarmıyorum Ama şu kadarı varki gördüğüm en ilginç şeylerden biri 

Bir Amerikalının çocuğunın önüne koyduğu yemeği  yememsi üzerine söylediği sen bilirsin demek ile  Bir japonun aynı şeyi kendi çocuğuna söylemesi arasında çok fark var.

Birincisin de bireysel özellik/özerklik var iken 2. de daha çok pskolojik yani sen benim kanımdan değilsin ,benim parçam değilsin manalarına geliyor.. Vel hasıl kültürler arasında baya fark var.Ben  iki farklı ülke insanın çocuğu olsa idim bu git- gel beni çok hırpalardı sanıyorum . 

Hazine fakirin SMS bağışından elini çekti, gözler Turkcell'de

Hazine fakirin SMS bağışından elini çekti, gözler Turkcell'de  

Cep telefonundan kısa mesajla yapılan bağışlardan gerçekleştirilen yüzde 15'lik Hazine kesintisi kaldırıldı. Kesintinin sona ermesiyle şubat ayından bu yana durma noktasına gelen SMS bağışlarının önü yeniden açıldı.

Hazine ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) kesintiden vazgeçmesi üzerine gözler, derneklerle kısa mesajla bağış anlaşmalarını iptal eden üç GSM şirketine çevrildi. Cep operatörleri ise yardımseverlerin Kimse Yok mu, Kızılay ve Deniz Feneri gibi derneklere yaptığı bağışlara yeniden aracılık etmek için kolları sıvadı.

Cihan Haber Ajansı, konuyu 14 Ekim 2008 tarihinde 'Devlet bağışlardan hazine kesintisi yapıyor, operatörler SMS Yardımlarından çekiliyor' başlığıyla gündeme getirmişti. SMS bağışlarında yaşanan karmaşanın temeli 2008 Şubat ayına dayanıyor. Daha önce olmayan kısa mesajla yapılan bağışlarından vergi kesintisi yüzünden 'Terörle Mücadele Kahramanlarına Destek Kampanyası' ile Kimse Yok mu gibi derneklere gelen kısa mesajlı bağışlarda büyük bir düşüş yaşandı. Çünkü, her 5 YTL'lik bağış için yüzde 15 oranında vergi istenen cep operatörleri, yardım kuruluşları ile yapılan anlaşmalarını bir bir iptal etti. İptal gerekçesi olarak ise 'Ticarete değil bağışa aracılık ediyoruz' tepkisini gösteren üç GSM şirketi bir mesaj karşılığı 75 Yeni Kuruş Hazine payı ödemeye karşı çıktı. Bu yüzden Turkcell aboneleri, üç aydır Kimse Yok mu Derneği'ne kısa mesaj ile bağış yapamıyor.

Operatörler ve dernek yetkililerinin yüzde 15'lik kesintinin iptali için Hazine Müsteşarlığı ve BTK'ya yaptıkları başvuru sonuç verdi. Hazine Müsteşarlığı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Genel Müdürü Sefa Pamuksuz imzasıyla derneklere yazı geçildi. 19 Aralık 2008 tarihli yazıda, "Müsteşarlığımızın, kamu yararına çalışan dernek ve vakıfların GSM şirketleri üzerinden gerçekleştirdiği kampanyalara yapılan bağışlar üzerinden yüzde 15 oranında Hazine payı almak gibi bir görüş ve uygulaması bulunmamaktadır." denildi. Pamuksuz imzalı yazıda, söz konusu görüşün üç GSM şirketine de gönderildiği belirtilirken, müsteşarlığın Hazine kesintisi almama görüşünün iletildiğine dikkat çekiliyor.

Hazine'nin yazısı üzerine GSM şirketleriyle irtibata geçtiklerini söyleyen Kimse Yok mu Derneği Bilgi İşlem Koordinatörü Ersin Bölükbaş, yardımseverlerin Turkcell üzerinden bağış yapamadığını, bunun çözümü için şirketle görüşmelerin olumlu geçtiğini ifade etti. Bölükbaş, Turkcell yetkililerinin tekrar SMS'li bağışa aracılık etmek için çalışmalara başladığını dile getirdi. Hayırseverlerin sorunun bir an önce çözümünü istediğini kaydeden Bölükbaş, kontörlü hat abonelerinin de SMS'li bağış yapmak istediklerini aktardı.

Cepten ayda 550 bin YTL'lik yardım yapılıyor

Kısa mesajla bağış, derneklerin ihtiyaç sahiplerine ulaşmasında hayati önem taşıyor. Aboneler, belli bir numaraya mesaj atıyor. Atılan SMS karşılığında cep telefonu faturalarına 5 YTL ekleniyor. Turkcell, Vodafone ve Avea, bu gelirleri hayır derneklerine aktarıyor. Dernekler de bu bağışları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. SMS mesajını, pratik olduğu için tercih eden yardımseverler derneklere ayda ortalama 110 bin mesaj gönderiyor. 5 YTL ile çarpıldığında ayda yaklaşık 550 bin yeni lira ihtiyaç sahiplerinin derdine derman oluyor.

Hasan Bozkurt

 kaynak:

ÖZÜR DİLEMİYORUZ

SÖZDE BİLMEM KAÇ AYDIN TARAFIN OLMAYAN BİR KATLİAMA KARŞI TUTUNDUKLARI ÖZÜRLERİNE KARŞI BİZ BÖYLE BİR SAFSATANIN OLMADIĞINA DAYANARAK ÖZÜR DİLEMİYORUZ.

 

 

özür dilemiyoruz  imza kampanyası 1

 

 

özür dilemiyoruz imza kampanyası 2

 

özür dilemiyoruz imza kampanyası 3

 

 

Yeni bir plan

Bu aralar daha çok kafamda şu plan var yakın zamanda burs bağlanırsa  bir ucuz grafik tablet alıp çıkmış ös sorularını özellikle birinci planda herkese fayda sağlasın diye son 5 yıllın mat-1 sorularını çözmek istiyorum.Tabi nunun için mali kaynağı bulmam ve bunun için gerekli 2 programı kavramam gerekiyor. Yapabilirsem benim için çok güzel olacak ve iinşallahbaşarırım . İşte almayı planladım bu çapta ufak bir grafik tablet

Bir Yudum Hikayeler

BAĞLANMAYACAKSIN-CAN YÜCEL


by
YARBAY-HASAN TAVLA

Eşler Arasında Bilgisayar Kösteği

“Bilgisayar başında ya da MSN’de çok fazla zaman geçirmek, internet bağımlılığı olarak adlandırılıyor ve beyindeki ödül-ceza mekanizmasını bozuyor. Yani kişiler internet olmadığı zaman kendilerini eksik hissediyorlar. 60 dakikanın 50 dakikasında zihin devamlı olarak internetle meşgul oluyor. Çiftler bir yere giderken ilk olarak internetle ilgili tedbirler alıyorlar. Tıpkı bir madde bağımlılığı gibi… Buna endojen bağımlılık deniyor. Dışarıdan bir şey almıyorsun; ama bu, kumar gibi kişinin beyninde dürtü kontrolsüzlüğü yaptırıyor.

Bilgisayar kullanımı eğer böyle bir hastalıktan kaynaklanırsa tehlikeli ve zararlı kullanım ortaya çıkıyor. Tehlikeli ve zararlı kullanımda da evlilik kazaları, iletişim kazaları, kişilik çatışmaları yaşanıyor ve evlilik zarar görmeye başlıyor. Fakat kişiler, internetle ya da MSN ile fazla zaman geçirmeye karşı ilk başlarda tedbir alırlarsa ilişkileri bu noktaya gelmiyor. Genellikle eşlerin biri, ‘Ya, boş ver. Öyle mutlu oluyor, yapsın’ diyor; ama bunun dozu gittikçe artıyor ve durdurulamıyor. Böylece nitelikli aile oluşmuyor. Kişiler başlangıçta nitelikli aileyi hedeflemeli.”

Prof. Dr. Nevzat Tarhan (Psikiyatrist)

 

kaynak

Çalışkan lise öğrencisine kıyak

Çalışkan öğrenci liseyi 3 yılda bitirebilecek  
MEB'in başarıyı ve derslere devamı teşvik için hazırladığı taslakla 11. sınıf öğrencileri 12. sınıfın derslerini 3 sınav hakkıyla geçebilecek.
Milli Eğitim Bakanlığı, 4 yıl olan lisenin 3 yılda bitirilmesinin yolunu açıyor. Lisenin ilk üç sınıfında üstün başarı gösteren ve notları 90'ı geçen öğrencilere 'bir yıl erken mezuniyet' imkânı getiriliyor.
 
 

Hazırlanan taslakla ilgili diğer öğretim dairelerinin ve il milli eğitim müdürlüklerinin görüşlerini aldıklarını belirten Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Merdan Tufan, değişikliğin önümüzdeki günlerde kurulda görüşüleceğini açıkladı. Ortaöğretim Genel Müdürü Emin Gürkan da amaçlarının 'başarıyı teşvik' olduğunu vurgularken, birçok ülkede benzer uygulamaların bulunduğunu hatırlattı. Gürkan, çalışmanın hayata geçmesi sonrasında 'öğrencilerin daha fazla okula bağlanacağını ve derslerine daha çok çalışacağını' kaydetti. Bu öğretim yılına yetiştirilmesi öngörülen uygulama, şu anda ortalamayı tutturan 50 bine yakın lise son sınıf öğrencisini etkiliyor.

Liselileri yakından ilgilendiren Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme Yönetmeliği'ndeki değişikliğe göre, uygulamadan 9, 10 ve 11. sınıftaki notları 90 ve üzerinde olan öğrenciler yararlanabilecek. 11. sınıftaki öğrenci 12. sınıf derslerinden sınava girecek. Bu sınavlar 'ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavları' ile birlikte yapılacak. 11. sınıf öğrencilerinin liseyi bir yıl erken bitirebilmesi için 3 şansı olacak. Öğrenciler haziran, eylül ve şubat aylarında bu şanslarını deneyecek. 11. sınıfın sonunda haziran ayında girdiği sınavlarda başarılı olan öğrenciler 12. sınıflarla birlikte diploma alacak. Hazirandaki sınavlarda geçemediği dersleri ise eylül ayındaki sınavda verebilecek. Yine de geçemediği dersler olursa şubat ayında bu derslerin sınavlarına girebilecek. Haziran ve eylül ayındaki sınavlarda derslerin önemli bir kısmını geçen öğrencilerin 12. sınıfa devam mecburiyeti olmayacak. Böylece bir yıl önce mezun olabilen öğrenciler üniversiteye bir yıl erken başlayabileceği gibi ÖSS'ye daha rahat hazırlanabilecek. Öğrenci, şubat ayında tüm derslerini verirse de liseyi 3,5 yılda bitirmiş olacak. Lise sondaki 50 bine yakın başarılı öğrenciyi ilgilendiren taslak, Bakan Çelik'in onayının ardından Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girecek.

 
 
Bu sayfada

dakika saniye misafirim oldunuz .....
oyun komedi sohbet siteleri