| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
#HOŞ GELDİNİZ#

#BİLMİYORDUK OBJEKTİFLERİN ,OBJEKTİF OLMADIĞINI#

BİR HAYATIN REFERANSI

kendimce karalıyorum

5 "serbest nazım" etiketi kullanan gönderi "serbest nazım" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Kararsız kalmak -ertelemek

 

Dünya 'da tadabileceğiniz en büyük işkencedir karasız kalmak. Çünkü iyi veya kötü bir şeye karar vermek bizi uygulamaya götüreceği için zaman kaybetmemiş diğer yapılacak işleri ertelememiş oluruz. Öbürü türlü bu mu yoksa diğeri bizi bitirir.
o yüzden derler ki kararsızlık en büyük zaman kaybıdır. Bazen o kadar zor durumda kalırız ki gerçekten belki hayatımızın akışı şekillenir bence bu dönemeçler de öncelikleri iyi kavramak veya belirlemek bizi yanlış bir karar almaktan alıkor. Bir başka açıdan alcağımız kararın bir nebze olsun nereye varacağını kestirebiliyorsak
ve o neticeden memnun olacağımıza inanıyorsak buna uygun olarak hareket etmeliyiz örneğin bir öğrencinin öss 'de iyi bir puan aldığını varsayalım yapacağı tercihin de karasız gerek ekonomik kaygılar ,gerek çevresel faktörler ve istediği bölüm hakkında kararsız kalıp 1. önceliği çeveye veya ekonomik kaygılar'a verip bunlar nispetinde bir bölüm yazarsa ilerde şöle hayıflanmalar söylemesi pek doğaldır . ''Ben buraya ait değilim '', ''bu meslek bana göre değil '' .Burda unutulmamsı gereken bir bölüm ortalama 4 -5 yıl da biter ve meslek hayatı 40 sürer hatta ölende dek. Ve yeri gelir belki eşinizi boşarsınız ama mesleğiniz öğlece kalır...mesleğinizi boama şansınız yok .
Bir başka mesele şahsen gıcık olduğum meselerin başında gelir. Bir karar aldıktan sonra uzun bir süre beklemek yada şöle ifade edeyim bir karar alındıktan sonra ne kadar geç hareket edersek baştaki şevk ve heyecan ile o işe sarılmaz belki de soğuruz. En güzeli ertelemeden ve acele etmeden sağlam kararlar alma yöntemi edinmek . Sanırım planlı hareket etmek işimizi görür tabi değişkenler bu seyri değiştirebilir.
Kararsız kalmayan ,aldığı kararları ertelemeyen ve iyikilerinizi bol olan bireyler olmanız diğleğiyle ....

Artık Sevgi Cümleleri Bile Monoton

 

Gün geçmiyor ki bir yakınımızdan ,kutlama ,sevgi ,v.b içerik bulunan mesajlar almayalım fakat bu samimi duygular ve sevgi içeriği olan cümleler günden güne nendense monotonlaşıyor. Zira son yıllar da bir çok insanı özel bir gün kutlarken, sevgisini belirtirken artık kendi cümleleri değil daha önce hazır basma kalıp ifadeler kullanıyor.En yüce duygulardan birini (sevgi) ifade ederken bir seach yapıp copy-paste ile hallediyor. Bahane için kimi zaman vaktim yok ,kim zaman ben beceremem öğle şeyler, istesem de olmuyor bahaneleri populerken inadına bu bahanelere sarılmayıp ham kusan sadece yazmak için değil gerçekten duygu yoğunluğunu ifade etmek ;kendinde yaşadığı öznel duygulara kişisel cevap atan insan da yok değil.
Sanırım bu tür sancı ve kaygılar yaşayanlardan biri benim ,bende kimi o diğer kesim için eskide kalmış, hala eski teraneler tıngırdatan biriyim .Bu 20. yy monotonluğuna yenilmeyen bireyler olmanız dileğiyle.Kamus namustur

Düşüncelerini anlatmak

benim garibime gitmiştir hep insan sadece bir düşünce kaplamıyor bedenini ki mesala ben kendim fark etmesem bile bir şeyler anlatmaya başlasam bu düşüncenin belki 100 katı kadar farklı sayıda ve çeşitte düşünce başımdan (zihnimden)geciyor fakat ben kendimce 100 de birine yoğunlaştığımı zannediyorum ......bu hepimizi için öle değil mi ?....fakat mesala konu bilgi birikimi ile alakalı ise mesala açı nedir diye bir şey sorsanız en az çakışık iki doğru arasında kalan boşluk kısma denir  derim.(diğer kitap ve kaynaklarda da aşağı yukarı bunu çağrıştıracak şeyler söylenir) fakat bunu kavratırken böle terimsel anlatmamda benzeterk veya misalle vermeye çalışırım bu benim düşüncem olur. Bilimsel terimler gibi ilmi konularda böle hem fikir olmak mümkünken şahsi düşüncelerde pek olmuyor.

Buna başlığım yok

 

  

küçüktüm annem -babam vwe çevre eşrafı direktifler verirdi ve onları sölediklerini sölemeye çalışırdım ve onlar istediği söyleye geldikleri için açıkçası başka bir çarem yoktu ve ben üzerime düşeni yaptın sölebildiğim ilk anlamlı şey A N N E oldu sonra devam etti bu gidiş ilk başlar televizyon diye bir şeyin farkında olmadığım için yada televizyon ayaklanıp kulağıma söylene söylene bir şeyler öğretmediği için sadece bana benim için gelenlerin söylediklerini öğrendim ve vefa olarak ilk olarak anne demiştim .... sonra annem üzreine düşen vefa görevini tuttu iş başına düştü ben okula başladım ilk orta okul derken .... annemin hiç büyümediği bir bebeğinin olduğunu fark ettim adı televizyon tarihi olarak 50 yaşında çıktığından beri ama evde hiç büyümüyor en güzel köşe onun babamdan daha saygı değer çünkü spkiker abla bir şey dedimi herkes dikkat kesiliyor .... annem - komşuları izlediklerini tekrar anlatıyorlar lar birbirlerine çok azda olsa ....sevemediim oldu olası bu televizyonu liselediyiz derken hakikatlı bir arkadaş çıktı kitabı sevdirdi .... o çelimsiz sayfalar momenti sağlam bir dayanak noktası oldu ben tükettikçe kendinin 100 katından fazlasıyla karşılık verdi artık daha da sağlam basmaya başladım ....gün geldi devrimler yaşadım şimşekler çaktı okuyanlar değişiyordu .....ama gelişme amaçlı menşei televizyonlar olanlar hep geriledi sonra sonra söylenmeye başladılar sizer nasıl yapıyorsunlar çoğaldı .... bende kitabın vefasıyla karşılık verdim .....o olmasaydı olmazdı ben bugun için ilerde kitaplar mutasyon geçirip hap şekilini almadığı sürece ... anneme vefasızlık edeceğim ilk defa ve çocuğum olduğunda o karakutuyu değil gözlerine elline puzzle tutuşturacak ve hakikatlı kayıttlar dinleteceğim ...sonra sonra okumayı öğrenmeye başlamöasıyla üzerine olan otoritem azalacak tıpkı annemin bana yaptığı gibi artık onun doğrularına karışmayacak ...isterse gerçeklere gösterecek antrönör olacağım ama golü hep o atacak ben değil

Geçmiş -gelecek iniltisi

Hiç bir kimse bu hayata kendince sahip olduğu anlayışa birden gelmedi. Her ne kadar kötü deneyimlerimiz gözümüze batsa da bizi olgunlaştıran o ve onların türevleri değil mi ? Hey şimdiki aklım olsa şöyle yapardım hayır efendim o zamanı geri çeviremezsin belki yapacağın şey zamanın seyrini değiştirecekti . Ama unutma o seyir değişirse şu an ki sen sen olmayacaktın . Gelecek zaman da şu yıl sunucu yapacağım yok şu şöyle olacak hey sen 20 yıl önce kimse cep telefonu kullanmıyordu. Benim çocukluğum da renkli televizyon yoktu hatta süreli yayıınlar vardı planladığın şey para gibi devalüvasyona uğruyor gelecek kaygısı seni elbetteki planlı bir kurgulayışa itecek .....Fakat değişkenleri sabitlemek pek akıl kârı değil.Bu değişkenler seinin için artık neyse sen benden daha iyi bilirsin onu sana bırakıyorum. Tüm bunlara ek olarak acısı tatlısıyla geçmiş ne kadar kötü de olsa değişmeyecek , dünyaynın seyri de senin kafanda ki hesaba göre işlemiyor gardını alırken yaşama dahil olmayı da unutma !

Bu sayfada

dakika saniye misafirim oldunuz .....
oyun komedi sohbet siteleri